Sık Sorulan Sorular

1. Tuna Bekleviç Kimdir?

1977 yılında Edirne’den doğan Tuna Bekleviç İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi bölümünü bitirdi.

2000 yılında mesleki bir sivil toplum kuruluşu olan Ekonomistler Platformu’nu kuran Bekleviç derneğin kısa sürede 21 bin üyeye ulaşmasını sağladı. Dönemin önde gelen sivil toplum kuruluşlarından birisi olan platform üyeleri arasından dört ekonomiden sorumlu devlet bakanı çıktı.
2005 yılında Bilgi Üniversitesi mezunlar cemiyetini kurarak derneğin ilk dönem başkanlığını gerçekleştirdi. 2014 yılında da aynı üniversitenin Mütevelli Heyetine seçilen ilk mezunu oldu.
2006 yılı sonunda “daha fazla özgürlük ve daha fazla demokrasi” talebi ile Güçlü Türkiye Partisi’ni (GTP) kurdu. Partisi 33 şehirde teşkilatlanmasını tamamlamasına rağmen erken seçim kararı alınınca seçimlere giremedi.
2007 yılında 32 ülkeden 52 siyasi partinin dahil olduğu “Uluslararası Barış ve Demokrasi Forumu”nun (International Forum for Democracy and Peace) başkanlığına seçildi.
2011 Milletvekili genel seçimlerinde AK Parti Edirne 2. Sıra Milletvekili adayı oldu. Aynı yıl üçlü kararname ile T.C. Avrupa Birliği Bakanlığı danışmanlığına atandı.
2014 yılından bu yana Edirne Gönüllüleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı, Uluslararası Barış ve Demokrasi Forumu (IFDP) Yönetim Kurulu Başkanlığı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Küresel Sorunlar Platformu İcra Kurulu Üyeliği ve İstanbul Kültür Kenti Vakfı Mütevelli Heyeti Üyeliği görevlerinde bulunmuştur.
2017 yılında Hayır Partisi girişimini başlatmış ve Anadolu genelinde 67 şehir, 159 ilçe, 1.225 köyde Hayır oylarını çoğaltabilmek için mücadele etmiştir. Hukuki engellemeler, polis baskısı ve maruz kaldığı ağır ulusal basın sansürüne rağmen onun üzerinde ülkede Hayır’a katkıları haber olmuştur. Hayır Partisi’nin karşılaştığı engellemeler ve karşılaşılan ağır baskılar AGİT raporuna da konu olmuştur. Bekleviç Hayır’ın bitmediğini savunan ekibi ile birlikte Tayyip Erdoğan rejimine karşı 2019 seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayı olduğunu ilan etmiştir.
Bekleviç, ulusal gazetelerde yayınlanan yazıları yanı sıra İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından 2004 yılında basılan “Kağızman Modeli”, 2006 yılında basılan “2023″ ve 2014 yılında basılan “Güçlü Türkiye: Daha Fazla Demokrasi ve Daha Fazla Özgürlük” isimli kitapların da yazarıdır.
2. Eğitimi Nedir?

Tuna Bekleviç, üniversite yaşamına kadar eğitimini Edirne’deki devlet okullarında gerçekleştirmiştir. Sırası ile Kurtuluş İlkokulu, Atatürk Ortaokulu ve Edirne Lisesi’ni tamamladıktan sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi İktisadi İdari Bölümler Fakültesi, Ekonomi Bölümünden mezun olmuştur. Sonrasında ABD’de Washington DC’de Pilot (PPL) eğitimi almıştır.

3. Aile Hayatı Nasıldır?

Tuna Bekleviç, Elif Bekleviç ile evli olup Melek (8) ve Kerem (5) iki çocuk babasıdır.

4. Ne İş Yapmaktadır?

Üniversiteden mezuniyetinden hemen sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde çalışma hayatına başlayan Tuna Bekleviç, Türkiye’nin önde gelen şirketlerine yatırım danışmanlığı yapmıştır. Öğrenci olarak girdiği İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Mezunlar Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı, bir dönem Mütevelli Heyeti Üyeliği ve bir dönem de İstanbul Bilgi Üniversitesi Kurucu Vakfı’nın Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini üstlenmiştir. Yurt içinde ve Ortadoğu’da bir çok şirkete gerçekleştirdiği danışmanlık hizmetleri sonrasında Bekleviç ailesi elde ettiği geliri tarım sektöründe değerlendirme kararı almıştır. Aileden esnaf olan Tuna Bekleviç ailesinin diğer ticari işleri yanısıra Edirne’de çiftçilik yapmaktadır. Ana iştigal alanı meyvacılık olan Bekleviç ailesi, Edirne köylerinde, orta çaplı Elma ve Armut yetiştiriciliği yapmaktadır.

5. Tuna Bekleviç kaleminden bağımsız adaylığın ardında yatan duygular nelerdir?

40 Yaşımdayım.

Ümmet ile Atatürkçülüğü, Sunni ile Aleviyi, Türk ile Kürdü barıştıramayan partileri izlemekten o kadar yoruldum ki “nefes” alamıyorum. Boğuluyorum. Çaresizlik yüreğimi dağlıyor. Canım acıyor. Yıllarımı bu ihtiyar siyasetçilerin “toplumsal barışı” sağlayacakları umudu ile geçirdim. Partiler, vakıflar, dernekler… Kendimi bildim bileli boğuşuyorum. Her yolu denedim. Ne para, ne şan, ne makam, ne mevki. Hiç bir kişisel “hırs” duygularımı yansıtmıyor.
Ben canım Türkiye’min girdiğimiz karanlık tünelde daha fazla sürüklenmesine izleyici kalmak istemiyorum. Bundan sonra geleneksel siyasi partiler ile ilgili tüm ilişkimi belli bir mesafeye koyuyorum. Sadece “hakikat ve doğruluk” arayışının “sorumluluğumuz” olduğunu düşünüyorum. Anadolu’nun tüm kılcal damarlarına kadar herkesin gönüllerine sevgiyi, kardeşliği, bir arada yaşamı ve unuttuğumuz değerlerimizi anlatmamız gerektiğini hissediyorum. Heyecanlıyım. Tüm ihanetlere rağmen yüreğim “sıcak”, tüm yenilgilere rağmen “yorgun” değilim. “Yalnız” olmadığımı biliyorum. Arkadaşlarımın “samimiyetinin” bu yolculukta yeterli olduğunu düşünüyorum.
Bu yolculuk belki yıllar sürecek, hasretler olacak, fedakarlıklar olacak. Fakat özellikle benden küçüklerime ve yaşıtlarıma bir sözüm var: Bu güzel ülkemiz günümüz amigolarına her dönemin fırsatçılarına değil bizzat bize emanettir. Allah bizleri gerçek yol arkadaşı olmayı nasip etsin…
“Ah ne güzel bir duygudur bu yolculuğa yol arkadaşı olabilmek…”
6. Bu rejim ile yollarımızı neden ayırdık?

Bu rejim herşeyden önce Dünya’yı ve değişimi anlayamıyor. 2002’de AK Parti ekonomik ve kimlik kriziyle beraber iktidar oldu ve kendinden önce başlayan ekonomik reformları gerçekleştirdi. Avrupa Birliği hedefleri koydu. Toplum rahatladı. Fakat 2007’den sonra AK Parti dünyada meydana gelen gelişmeleri okuyamamaya başladı. Bu 2010’dan itibaren doruk noktasına vardı ve 2011’den itibaren de Türkiye’yi yönetememeye başladı. Farklı bir dünya ve farklı bir ekonomi kuruluyordu. AK Parti bu gerçeği göremedi.

Parti olarak ta insanları birleştirmek yerine daha fazla ayrışmasına neden oldular. 2017 referandum sürecinde Türkiye’yi en samimi ve nezih bir “Hayır” kampanyasına bile tahammül edemeyecek noktaya getirdiler. Türkiye’nin iki kesime ayrılması belki tek başına AK Parti sebep olmadı ama Türkiye bu iktidar döneminizde ikiye ayrıldı ve yine milletimizin birbirine karşı tahammülü bu dönemde tükendi. Referandumda “Hayır” diyen tüm kesimler saldırılar aldı. Tehditlerle karşı karşıya kaldılar. Rejim sürekli bel altı vuruyor. Biz muhalifler için hayatımızın bir daha hiç bir şekilde aynı olmayacağını hissettiriyorlar. Sorun mu? Hayır değil. Evet biliyoruz artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak.

Özetle AK Parti bitti. Biz bu partinin ciğerini biliyoruz. AK Parti artık siyaset üretemiyor. Siyaset üretemediği ve vizyon veremediği için yeni Tayyip Erdoğan’lar çıkartma şansı bulunmuyor. Bu seçim ile birlikte bu rejimin sonu gelecektir. Özetle değişen biz değildik. Değişen bu zihniyetin kendisiydi.
7. Neden aday olmaya karar verdik?

5. Madde de ifade ettiğimiz duygular çerçevesinde ülkemizi tarihi birikiminden istifade ederek çağdaş Devletler seviyesinin üzerine çıkartabilmek için 2019 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Bağımsız aday olmaya karar verdik. Hayal ettiğimiz Türkiye’ye ulaşabilmek için ihtiyaç olan birikime, dinamizme ve dürüstlüğe sahip olduğumuzu biliyoruz. Herkesin tek adam rejimine karşı farklı nedenlerle endişe duyduğunu, tedirgin olduğunu biliyoruz; vatandaşlarımıza cesaret konusunda ilham vermemiz gerektiğine inanıyoruz. Biz tek adam rejiminden korkmuyoruz. Tek adam rejimine karşı mücadele edecek cesaret, irade ve kararlılığa sahibiz.

8. Bu hareketi kimler oluşturuyor?

Bu hareketi sağcı veya solcu, genç veya ihtiyar, kadını ve erkeği, Türkü, Kürdü, Çerkezi ve tüm ötekileri yani Türkiye’nin geneli oluşturuyor. Bu hareket tek bir kimliği işaret etmek yerine tüm kimliklerin Güçlü bir Türkiye çatısı altında var olabileceğini ispat etmeye gayret ediyor.

9. Neden tanınmış siyasilere harekette yer vermedik?

Bu hareket ortalama vatandaşlarımızın hareketidir. Bu harekette bundan önceki rejimde önemli görevler üstlenmiş ve çeşitli kararlarda imzaları bulunan eski siyasi kişiler yer almamaktadır. Biz yeni yüzler ve tertemiz gençlerle bağımsız bir mücadele içerisindeyiz.

10. Neden parti kurmuyoruz?

Sadece Türkiye değil Dünya genelinde siyasete ve siyasi partilere güven azalmıştır. İnsanlar siyaseti ve parti disiplinlerini samimi bulmamaktadırlar. Bizler de yeni bir parti kurup siyasi parti disiplini çerçevesinde kurumsallaşmaya vakit harcamak yerine köy köy, şehir şehir Anadolu’nun tüm kılcal damarlarına ulaşarak vatandaşlarımız ile yeni siyaseti birlikte tasarlamanın daha isabetli olacağına inanıyoruz. Onun için “Bağımsızız” ve “Gönüllüyüz”

11. Bizi kimler destekliyor? Arkamızdaki güç kim?

Bu hareket tamamen gönüllü bir girişimdir. Bizi bu ülkenin tüm isimsiz kahramanları desteklemektedir. Bizler herkesin desteğini talep ettiğimiz gibi sadece bir siyasi parti veya bir kurum, kuruluşun maddi desteğini kabul etmiyoruz. Herhangi bir Devlet ile herhangi bir ilişkimiz bulunmuyor. Yurt dışındaki uluslararası sivil toplum kuruluşlarından herhangi bir koşulda herhangi bir maddi destek almıyoruz. Biz halkımız ile birlikte bağımsız bir siyaset inşa etmeye gayret ediyoruz.

12. Kampanya finansmanını nasıl sağlıyoruz?

Kampanyamız gençlerin harçlıkları ve emeklilerin maaşlarından arttırdıkları imece kaynaklarla finanse edilmektedir. İmzaların toplanması ve adaylığımızın hukuken resmiyet kazanması ile birlikte geniş kesimlere hitap edecek bağış kampanyaları oluşturacağız.

13. İlk 100 gün içinde atacağımız adımlar nelerdir?

Kampanyamızın en önemli özelliklerinden birisi Cumhurbaşkanı seçilmemiz akabinde ilk 100 günde yapacağımız ilk 100 icraatimizi ilan etmemizdir. Farklı alanlardaki icraatlerimizin tamamı https://www.tuna2019.com “100 Günde 100 İcraat” bölümü altında görebilirsiniz.

14. "100 Günde 100 İcraat" çalışmasını kim hazırladı?
“100 Günde 100 İcraat” çalışması konusunda uzmanların kendi alanlarındaki fikirlerini bizlerle paylaşması sonucunda anonim olarak hazırlanmıştır.
2 ay içerisinde yüzlerle uzman gerek karşılıklı görüşmeler gerekse internet üzerinden fikirlerini bizlerle paylaşarak çalışmaya destek olmuşlardır.
15. Tuna Bekleviç'i desteklemek için hangi ilkelerimiz olmalıdır?
Tüm gönüllülerimiz;

a) Memleketin esenliği, halkın refah ve huzuru için bu desteği verir.
b) Tek kimlik siyasetini reddeder, farklı sesleri önemser.
c) Şiddetin her biçimine karşıdır. Kişileri hedef göstermez, sistem sorunlarını ortaya koyar.
d) Ön yargılı haraket etmez ve ayrıştırmaz; uzlaşmacı ve kucaklayıcı bir dil kullanır.
e) Korkuların değil umudu yeşerten insanların gönül birlikteliğidir.

16. Tuna Bekleviç'in 2019 Stratejisi nedir?
a) Tuna Bekleviç ve gönüllülerinin ilk hedefi 2019’da ilk turda olabildiğince çok aday çıkmasını sağlamaya çalışmaktır.
b) Tuna Bekleviç ilk turda seçimi kazanmayı hedefler. Eğer ilk turda seçimi kazanamaz ikinci tura kalırsa rejime karşı diğer tüm adayların desteğini talep edecektir;
c) Eğer ikinci tura kalamazsa ilk turda rejime karşı en yüksek oyu alan adaya ikinci turda koşulsuz destek verecektir.
17. Tuna Bekleviç Rejime Karşı Diğer Adayları Destekleyecek midir?

Tek adam rejimine karşı her alanda direnişi kampanyalarının merkezine koyacaklarını ifade eden Tuna Bekleviç tek adam rejimine direnen tüm partileri ve bağımsız adayları açık ve net bir şekilde destekleyeceklerini ifade etmektedir.

18. Tuna Bekleviç Çatı Aday Belirlenmesi Konusunda Ne Düşünüyor?

Çatı aday arayışına kesin bir şekilde karşıyız. 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimi çift turlu bir seçimdir. 2017 referandumu açık bir şekilde gösteriyor ki tek adam rejiminin ilk turda kazanma ihtimali kalmamıştır. Dolayısıyla ilk turun sonucu tek adam rejimine karşı ortak adayı ortaya çıkartacaktır. Genel Başkanların seçeceği çatı aday değil; milletin ilk turda belirleyeceği ortak aday bu onurlu milletin Cumhurbaşkanı adayıdır. Tek adam rejimine karşı hepimizin de milletin seçeceği o aday etrafında birleşmesi gerekir diye düşünüyoruz. Hayır Vicdanı gücünü farklılıklarından almıştır. Şimdi bize düşen görev bu farklılıkları muhafaza edip cesurca bu dayanışmayı sürdürebilmektir.