Türkiye, tarihinin en önemli günlerini yaşıyor. 2017’nin ilk günlerinde iktidara karşı başlayan güçlü direniş, referandum sürecinde çok sesli bir “Hayır” vicdanına dönüştü.

Tüm engellemeler, fitne çabaları, bazı kişilerin koltuk hırsları, bitmek tükenmek bilmeyen baskılara rağmen her iki kişiden birisi sesini yükselterek “Hayır”ımızı canlı tuttu. Neticede ilan edilen sonuç ne olursa olsun herkes “Hayır”ın kazandığını biliyor.

Şimdi mücadele devam ediyor. Hayır güçleniyor. Tüm bağımsız gruplara katılımların arttığını duyuyorum. Hepimiz birbirimizle daha fazla dayanışma gösteriyoruz. Bugün itibarıyla sadece bizim ekiplerimizdeki gönüllü sayımız 111 bine yükseldi. “Seyirci” olmayalım. “GÖNÜLLÜ” olalım diyen arkadaşlarımızın sayısı 300’ü aştı. Hergün daha da “BİZ” oluyoruz. Bu hafta çekirdek ekiplerimiz ve konusunda uzman kanaat önderleri ile “Sağlık, bilişim, şehircilik, kent kültürü, imar ve toplumsal cinsiyet eşitliği” konularında oldukça yol aldık. Bu alanlardaki çarpıcı önerilerimizi çok yakın zamanda ilan edeceğiz. Devamlılığı için hepinizin ama hepinizin katkılarınıza ihtiyacımız var.

Önümüzde, en iyi ihtimalle, 29 ay var. Canlı olmalıyız. Hazır olmalıyız.

Dostlar “Katılın.” Ya bizim “Gönüllü” gruplarımıza dahil olun; ya da kendinize yakın hissettiğiniz hangi muhalif grup varsa onu güçlendirin!

Unutmayın biz bizeyiz.

2019’da hala onarılabilecek bir vatanımız olsun istiyorsak bugün fedakarlık yapıp öne çıkabilmeliyiz.

2019’da “Ah vah” dememek için bugün “Ben de Varım” diyebilmeliyiz.

2019’da başımızı öne eğmemek için bugün “Dik” durmalıyız.

Yüreğinizi dinleyin; yüreklerimizdeki samimiyet muhalif hareketlerimizin bereketidir.

Haydi bugün katılın!