İktidar ülkeyi yönetemediği için yetki istedi; tüm samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye’yi Evet ve Hayır diye tam ortadan ikiye böldü. Bırakın partileri, dostlukların arasına Evet/Hayır girdi. Aileler bile Evet/Hayır diye birbirine düştü. Seçim geçti. İktidar Türkiye’yi yine yönetemiyor. İkisi referandum olmak üzere son 8 yılda 7 seçim ve bir darbe yaşadık. OHAL’i uzatmak, muhalif sesleri susturmak, tüm Dünya ile kavga etmek ve sürekli seçime gitmek siyasi iktidarın tek istikrarlı icraatleri haline geldi. Siyasi iktidar yetkiye doymak bilmeyen bir canavara dönüştü. Her seçimde sorun çözmek için daha fazla yetki talep etti. Neticede verdiğimiz hiç bir yetki sorunların çözümünü getirmedi. Referandum da kucaklaşma sağlamadı. Öngördüğümüz gibi bir çok şaibe ile birlikte daha fazla kutuplaşma getirdi.

Türkiye şuan iktidarı ve muhalefeti ile kilitlendi. Siyasi iktidar bu düğümü çözecek kapasiteye sahip olmadığı için, bir mazeret bulup, bir an önce tekrar seçime gitmeyi tercih edecektir. Şuan zaten kendi adaylarını ortaya koydular. Kongre kararlarını aldılar. Dolayısıyla 2019 kampanyalarına da fiilen başlamış oldular. Vakit geçiyor. Hepimiz için taksimetre çalışıyor. Eğer geç kalırsak ödeyeceğimiz bedel çok daha yüksek olacaktır. Onun için sorumluluk almalıyız. Ya kendimize en yakın hissettiğimiz partinin güçlenmesi için mücadele etmeliyiz, ya da bizler gibi bağımsız gruplara katkı sağlamalıyız. İktidarın tüm engellemelerine ve yaşadığımız ağır basın sansürüne rağmen Hayır Partisi girişimi farklı kesimlerin tekrar bir araya gelebileceğinin canlı bir kanıtı oldu. Biz artık yeni yüzlerle yeni fikirler ortaya koymamız gerektiğini düşünüyoruz. Sizleri de bu düşünceye davet ediyoruz. Kısa bir süre içerisinde kampanya ekiplerimizi toplayarak hala umudun canlı olduğunu hatırlatacak bir yol çizmeyi vaat ediyoruz. Sadece bir kesimin çıkarları için değil, sağdan sola, geniş tabanlı bir vicdan hareketi öneriyoruz. Bu ülkenin gençleri ve kadınları başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızı da bu samimi arayışımıza davet ediyoruz.